evs

ROMANYA GEZİMİZ(BÜKREŞ)

O kadar güzel bir ülke ki:)! Açıkçası Bulgaristan dan sonra belki bu kadar gözümde büyütmüş olabilirim. Ama binalarıyla ve yemekleriyle o kadar çok sevdim ki dönmek istemedim. Bu arada Romanya para birimi “Lei” olarak geçiyor.Açıkçası çok sağlam ve çok güzel paraları var.Ve güncel olarak para değerleri bu şekilde;

1 lei=1,34 Türk lirası 1 tl=0,74 leyi

1 Euro=4,73 Rumen lei

1 lava=2,42 Rumen leyi

Hadi baştan başlayalım. Bulgaristan’da Evs yapıyorum ve iki haftalık bir boşluğumda arkadaşımla birlikte Romanya ‘ya gitmeye karar verdik.

Varna’dan Bükreş ‘e Flixbus ile 15 Euro gibi bir fiyata geçtik. Varna’dan sadece akşam otobüs olduğu için oraya sabah 03.30 gibi vardık. Açıkçası otogarları bizimkilere hiç benzemiyor. Gittiğimiz zaman tek bir açık mekan yoktu. Yani mekan yoktu desem daha doğru olur. Bizde açık hostel bulmak umuduyla yola düştük. Bu arada bütün gezi boyunca maps.me adlı çevrimdışı uygulamayı kullandık.Uygulamayı önceden indirip gideceğiniz ülkeyi indirmeniz ve gideceğiniz yerleri belirlemeniz gerekiyor.Ama cidden bütün yolculuk boyunca kullandık ve herhangi bir sorun yaşamadık.

Hostel aramak için çıktığımız yolda hiçbirşey bulamadık ve kötü olan taraf dönemedikte. Eğer bir saat gibi bir süre beklemiş olsaydık metro açılacaktı ve biz rahat bir şekilde gidecektik ama neyse artık:)

Pacİİ otogarın olduğu yer ve şehir merkezi Plata Unirİİ

Saat sabahın dördüydü ve yolda insanlarla karşılaştık. Ben ne kadar bişey sormaktan korksamda Zeynep sana hayranım kanka 🙂 Onun cesareti bize çok çok çok yardımcı oldu. Örneğin bankta oturan genç iki çocuk gördük.Zeynep dedi soralım onlara ben dedim yok sonra birşey olmaz dedi sordu.Hiçbir şekilde kötü tek bir şey söylemeden bize yardımcı oldular. Çok komikti ya nereli olduğumuzu sorup türkçe birşeyler söylemeye çalıştılar.:) Neyse karşılaştığımız herkes bize Hotel Sir adında bir oteli söylediler. Zaten haritada gösterilen hostellerin hiçbirini bulamamıştık. Bulmak zor oldu ama yol üstünde tek bulunan oteldi.Ama geceliği 177 lei kişi başına bu bizim için çok çok çoook fazla bir miktar . Ama sağolsunlar resepsiyonda oturup internetlerini kullanmamıza izin verdiler.

Otelden ayrıldığımızda metro açılmıştı.Ve bizde metroyla şehir meydanına geçmeye karar verdik. Çok yorgunduk ve düzgün kalacak biryer bulamadığımız için şehri turlamak en mantıklısıydı. . Üst tarafta metro hattını verdim.Bizde binip şehir merkezinde indik. İndiğimiz yer Unirİİ Parktı.Kocaman su fiskiyelerin olduğu ve aralarından yol geçen kocaman bir parktı. Sabah nasıl göründüğünü bilmiyorum ama gece MUHTEŞEM.Daha sonra kenarında bir banka oturup daha önce hazırladığımız sandviçlerimizi yedik.

Başta günlük bilet aldık ama sadece 1 kez kullandık bileti.Ama siz eğer gelirseniz günlük bilet alın bazı yerler çok uzak ve oralara daha kolay ve uygun şekilde gidebilirsiniz. Ama bizim için Bükreş çok farklı bir geziydi. Yani Gece boyu gezip sabah olunca bütün şehri bitirmiştik.Biz tabi müze gezmeyi sevmediğimiz için sadece ciddi anlamda dikkatimizi çeken yerlere gittik. Mesela Parlemento binası biraz uzak olduğu için gitmedik.Çokta eksikliğini hissetmedik. C.E.C Palace’nin karşısında olan Ulusal Romanya Müzesinin merdivenlerine oturup bir süre dinlendik.

Sonra oradan çıkıp sokakları turladık. Ama ciddi anlamda güzel bir ülke sabahın beşinde sokaklarında bir sürü insan vardı. Dönüp de bir tanesi birşey söylemedi .Yani o kadar rahat gezdik . Ve yine söylüyorum o kadar temiz bir ülke ki! En çok arkadaşımla tartıştığımız konu sınır ülke olmalarına rağmen nasıl bu kadar farklı olur bir ülke. Bulgaristan’a dönmeyi hiç istemedim.

Sabah 8 olduğunda gezimizi neredeyse tamamlamıştık .Son olarak Köy Müzesini gezip oradan da tren garına geçecektik. Ama o kadar yorgun düştük ki dedik bari bir park bulalım ve çimlere biraz uzanalım .Bize en yakın park Cismigui Parkıydı. Bizde oraya gittik ama siz gitmeyin derim.Çünkü o kadar çok kuş varki. Evet ciddi bir hayvan severim babam çiftçi yani .Ama kardeşim yerler olduğu gibi kuş pisliği ve yoğun bir şekilde kokuyor. Biraz bir bankta oturduk ama tek kişilikti ve hiç rahat değildi. Sonra dedik temiz yer bulalım uzanalım ama yok en sonunda temiz bank bulduk ve uzandık .Tam uyuduk derken polisin biri gelip bizi uyandırdı. Orada uyumak yasakmış .Dedik 15 dakika dinlenelim yok kovdu bizi adam. Çok komikti ya:):):)

Evet sonunda pes ettik bize dinlenme yoktu. Yani şimdi şöyle diyebilirsiniz neden bir hostelde kalmadınız yani en azından biraz dinlenmek için .Ama sabah olmuştu ve bizde Bükreş’teki geziyi bitirip Broşov’a geçecektik. Neyse son olarak köy müzesine gitmek için taksiye bindik. 13 lei gibi bir miktar tuttu. Biz çok yorgun olduğumuz için metroyla felan uğraşmadık. Şu an yazarken bile o yorgunluğu hissedebiliyorum. Müzenin açılışı saat 09.00 da başlıyor. Bu yüzden oradaki Herastrau Park’a gittik. Zaten müze bu parkın içinde olduğu için pekte zor olmadı. Çok güzel bir yer tabi gezmedik her köşesini uyuduk yarım saat felan . Sonra köy müzesini gezdik.Müzeye bilet alıp giriyorsun. 4 lei gibi bir tutar.Ama biz öğrenci deyip girmiştik.

Müze gerçek anlamda görmeye değer. Böyle hem dış yapısı olsun hemde iç düzeni bizim Türk evlerine çok benziyor bence .Mesela bir tane evin içinde toprak fırın vardı.Ben aynısı Tokatlı bir arkadaşımın evinde görmüştüm.İç yapı olarak kilimleri olsun aynısı ya aynısı.Ama adamlar işte bunu ticarete dökmeyi başarmış işte.Çok tatlı bir gezi oldu açıkçası.

Evet buradaki son durağımız tren otogarı .Oradan Brosov a geçeceğiz. Tren istasyonunun ismi Gara Da Nord diye geçiyor. Müzenin karşı tarafındaki duraklara geçip 780 numaralı otobüse binebilirsiniz. Orada birkaç durak var. Ama kontrol edin 780 numaranın olduğu durakta bekleyin hepsinde durmuyor çok yakın duraklar . Şunu başta söyleyim otobüs nakit kabul etmiyor bilet almanız lazım.Ama biz bilmediğimiz için direk otobüse atladık.Sonrasında rica ettik birilerinden ama basan olmadı bizde bedavaya gittik. 🙂

Tren istasyonun saat 11.00 gibi vardık.Hemen para değiştirip biletlerimizi alacaktık. Bende biraz Bulgaristan parası Zeynepte Türk lirası çevirecektik.Bir tane Exchange ofisine gittik. Türk parası çevireceğimizi söyledik.Kadın aldı parayı dedi sahte .Nasıl sahte ya makinadan bile geçirmedi.Dedikki sahte değil Türk olduğumuzu söyledik.Kadın sanki daha da sinirlendi.parayı geri verdi bize.Bende o sır kapıya yaslanıyordum.Kapı biraz hareket etti.Nasıl söylenmeye başladı kadın ne dediğide anlaşılmıyor. Neyse arkadaşım bu kez lava verdi. Ya böyle pasaportu istedi.Baktı saçma bir şekilde para kutusuna attı sonra parayı çevirdi kutuya attı.Yani o kadar saçma bişeyle karşılaştık ki .Ne olduğunu ne yaşadığımızı bile anlamadık. Neyse dedik tamam biletlerimizi alıp gidelim .Bilet ücretleri 48.60 Lei ve yolculuk 3 saat gibi bir süre . Ama o tren için bu kadar para verilir mi deyin ?Kesinlikle hayır.Biz Braşov dönüşü Bla Bla car ile geldik .Hem daha rahattı hemde yarı fiyatından daha az bir para ödedik.

Yuvarlak içine aldığım yere dikkatlice kontrol edin.Çünkü biz direk oradaki birine sorup beklemiştik ve yanlış yerde beklemişiz .Trenin kalkmasına 10 dk gibi bir süre kala birine sorduk ve o yanlış yerde olduğumuzu söyledi.Çok panik yaptık.Ama tren iki yanımızdaki yerdeymiş.Bu da böyle bir tavsiye😂😂😂

Şimdi şuna bir açıklık getireyim biz ilk Bükreş gezimizde herhangi bir hostelde kalmadık ve hiçbir geleneksel yemeği tatmadık.Ama Braşov’dan dönüşte bunlarıda yaptık sırayla yazacağım.

  • X Hostelde kaldık. Biz akşam geldiğimizden dolayı farklı hostellere bakmaya zamanımız yoktu.Normalde 10 kişilik ya da 8 kişilik odalarda günlüğü 30-40 Ron ‘a kalabiliyorsunuz.Ama gittiğimizde yer kalmadığı için 50 Ron’a 4 kişilik odada kaldık.Kahvaltısı ya da çay gibi bir şeyleri yok ve sabah 11.00 da kesin odadan ayrılmanız gerekiyor.Ama resepsiyonun olduğu yerde akşama kadar kalabilir ya da çantanızı oradaki emanet odalarına bırakabilirsiniz.Şehir merkezine 15 dk ya da daha az yürüme mesafesi.Ben sevmedim çünkü Braşov’da daha az paraya kahvaltı da dahil olan yerde kalmıştık.Ama daha önceki araştırmalarımızda ve buraya gelen arkadaşlarımıza sorduğumuzda en çok tavsiye edilen yer burasıydı.
  • Geleneksel yemeklere gelirsek biz sadece iki çeşit geleneksel yemeğini tattık. Birini arkadaşım aldı diğerini ben 🙂 Sonra yarı yarıya bölüştük. Tam düşük bütçeli gezi oldu anlayacağınız. Biz Sarmale denilen ve buranın ünlü yemeği kabul edilen ama bal gibi bizim lahana sarmasının birebir aynısı olan yemeği ve Mititei denilen köftelerini denedik aynı zamanda burada yine çok ünlü olan Mamaliga adı verilen hem yemeklerin yanında yenilen hemde ekmek niyetine tüketilen lapa pilav benzeri bir yemeğini tattık. Açıkçası arkadaşım sarmayı çok severken ben köftelere düştüm. Şunu cidden söylemek istiyorum. Yemek kültürü her ne olursa olsun ciddi anlamda lezzetli yemekler yapıyorlar.Ama şuna dikkat etmeniz gerekiyor.Yemeklerinde domuz eti kullanıyorlar.Ama sadece söylemeniz yetiyor.
  • Bir de fazladan bir yemek önerisi vereyim. Tam şehir merkezinde Efendi DÜrüm ya da Döner ismi ikisinden biri tam hatırlamıyorum.Oradan Kara Hamburger ve Kara Vejeteryan dürüm yedim.Ve bayıldım cidden.Ekmeği çok güzeldi. Yani tadıda güzeldi ama ben daha önce böyle birşey denememiştim.Açıkçası çokta doyurucu gitmenizi tavsiye ederim.Çalışanlarının hiçbiri türkçe bilmiyor.Sadece sahibi Türkmüş sanırım. İsteyene sırma gazoz var dükkanda 🙂
  • Son olarak şans eseri bulduğumuz bir Türk restoranından bahsetmek istiyorum. Gezimizin son günü artık heryeri o kadar gezdik ki sadece otobüs zamanımızın gelmesini bekliyorduk.Sonra dedik buradaki ikinci el giysi dükkanlarına bakalım.Bulgaristan’da o kadar yaygın ki bu kültür.Hem buradaki dükkanlar nasılmış hem de elimizde kalan son ronlarıda geri götürmek istemediğimiz için gitmeye karar verdik.En yakın mesefa yarım saat yürüme mesafesiydi.Ama 4 saat gibi bir süremiz vardı.Dedik gidelim.Pek gittiğimize değmedi ama dönüşte restoranı gördük. Açıkçası buradaki Türk yerlerinin sahipleri Türk oluyır çalışanlar yerli ve gidiyorsunuz tek bir Türk yok.Bu yüzden girmek istemedik başta.Ama dedik dondurma alalım. Şansımıza oranın sahibi olan Murat abi geldi.15 yıldır burada kalıyormuş. Kendisi çok kibar ve çok güleryüzlü bir insan bizi restorana davet edip çay ikram etti. Yani zamanımız olsa eminim birsüre daha kalırdık.Kesinlikle tavsiye ediyorum gidin ve en azından dondurmalarını yiyin ben hayatımda bu kadar lezzetli bir dondurma yemedım. Retoranın adı Efes Turkish Cuısıne Concept .

Buradan sonrası Braşov .Umuyorum ki onu da bu şekilde adım adım anlatacağım. Bizim gezimiz düşük bütçeli öğrenci gezisi oldu.Ama kesinlikle her anında çok eğlendim.Fakat şunu söyleyim Braşov Bükreş’ten daha güzel eğer zamanınız kısıtlıysa bizim gibi fazla zaman harcamadan Braşov’a geçebilirsiniz.:)

FOTOĞRAFLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir